Van Gölü'nü ‘Doğal Sit Alanı’ ilan eden kararın iptali için dava açıldı

Van’da ‘Doğal Sit Alanı’ kapsamına alınan Van Gölü için 10 sivil toplum örgütü, kararın iptali yönünde dava açtı. Van Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcüsü Fikret Baransel, "Bu, en düşük korumaya sahip sit alanlarını ifade etmektedir. Kamuoyunda bu konuda yanlış bir algı oluşmuştur. Aksine, kararnameden önce Kıyı Kanununa tâbi olan bu alanlar yasal olarak nispeten daha ciddi bir şekilde korunmaktayken bugün bu düzenleme ile Kıyı Kanunu yok sayılmaya çalışılarak ciddi tehdit altında bırakılmıştır" dedi.

Van Gölü'nü ‘Doğal Sit Alanı’ ilan eden kararın iptali için dava açıldı

Resmî Gazetede 21 Temmuz’da yayınlanan kararla, Van ve Bitlis illeri Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “Doğal Sit Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edildi. Van Akademik Odalar Birliği ve Demokrasi Platformu, karara karşı idari işlemin durdurulması talebiyle açtıkları davaya ilişkin Van Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Ortak açıklama metnini, Van Eczacılar Odası Başkanı ve Van Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcüsü Fikret Baransel tarafından okundu.

"Van Gölü tehdit altındadır"  

Fikret Baransel şunları söyledi:

"Van Akademik Odalar Birliği ve Demokrasi Platformunun bileşenleri olarak kuruluşumuzdan bugüne kadar her fırsatta kentimizin doğal zenginlikleri ile ilgili endişelerimizi paylaşmaktayız. Ancak bugün çok ciddi ihmaller ve konunun uzmanlarının görüşleri ve bilimsel gerekçelere dayanmayan yasal düzenlemeler ile Van Gölü tehdit altındadır. Bu tehdit karşısında doğa; bilimsel hiçbir yöntemle açıklanamayan bir şekilde yürütülen dip temizliğinin, bir türlü tam kapasiteyle faaliyete geçemeyen ve kent kanalizasyonunun doğrudan deşarj şeklinde göle akıtıldığı arıtma tesisinin yarattığı ve kentin girişinden itibaren hissedilen koku alarm vermektedir. Van Gölü’nün korunması için çok ciddi yasal tedbirler alınmalıdır. Özellikle Van Gölünü Koruma Kanununun çıkarılması ana talebimiz olup bu yöndeki talep ve ısrarımız devam etmektedir. Ancak, 30.07.2022 tarih ve 31908 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Van Gölü "Doğal Sit, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak ilan edilmiştir. Bu, en düşük korumaya sahip sit alanlarını ifade etmektedir. Van Valiliğinin 18.08.2022 tarihli duyusundan da anlaşılacağı üzere bu düzenleme ile sit alanı içerisinde yapılacak faaliyet ve yapılaşmalar engellenmemiştir, kamuoyunda bu konuda yanlış bir algı oluşmuştur. Aksine, kararnameden önce Kıyı Kanununa tâbi olan bu alanlar yasal olarak nispeten daha ciddi bir şekilde korunmaktayken bugün bu düzenleme ile Kıyı Kanunu yok sayılmaya çalışılarak ciddi tehdit altında bırakılmıştır. Ayrıca alınan karar Kıyı Koruma Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik, İlke Kararlarına, Doğal Sit Alanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Teknik Esaslara ve Diğer Koruma Hukuku düzenlemelerine aykırıdır.

"İlgili düzenleme iptal edilmeli" 

Tüm bu nedenlerle Van Akademik Odalar Birliği ile Demokrasi Platformunun bileşenlerinden dava konusu hakkında dava açma ehliyeti olan Van Barosu ÇEV-DER, Van Hakkâri Tabip Odası ve Van ÖHD tarafından ilgili kararın iptali için bu gün yargı yoluna başvurulmuştur. Bugün itibariyle başlatmış olduğumuz yargı süreciyle birlikte Van Gölü Havzası için büyük bir tehlike oluşturan, turizm ve sanayi tesisleri ile yapılaşmaya zemin hazırlayan ve hazırlanış amacı itibariyle korumaktan çok yok olmasına sebep olacak olan ilgili düzenlemenin iptal edilmesi gerektiği inancını taşımaktayız. Yapılan düzenleme ile kamuoyunda “Van Gölü’nün artık koruma altına alındığı” yönünde yanlış bir algı oluşturmaya çalışılmış ise de bilinmelidir ki; yapılan düzenleme geleceğimiz ve nefesimiz olan Van Gölü’nü daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bırakmaktadır. Van gölü Doğal Sit Alanının daha üst kategoride olan kesin korunacak hassas alanlar ya da nitelikli koruma alanları olarak ilan ve tescil edilmesi gerekirken yapılaşmaya yol açacak şekilde “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescilinin iptali talebiyle dava açıldığı bilinmelidir.

"Van Gölü'ne sahip çıkmaya davet ediyoruz"  

Yapılan düzenlemenin de mevzuata aykırı olarak yapıldığını ayrıca belirtmek isteriz. Şöyle ki; Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik’in “Korunan alanlara ilişkin genel ilkeler” başlıklı 5/1.’inci maddesinde belirlenen ilkelere uyulmamış, korunan alanların güncel durumunun alanın biyolojik çeşitliliği, hidrolojisi ve hidrojeolojisi başta olmak üzere her açıdan durumu hazırlanacak ön değerlendirme raporu sonucuna göre veya gerekli görülmesi durumunda ise en az ardışık dört mevsimi kapsayan ekolojik temelli bilimsel araştırma yapılarak belirleneceği düzenlemeleri uygulanmamış, araştırma raporları yönetmelikte öngörülen nitelikteki uzmanlarca düzenlenmediği gibi teknik esaslarda belirtilen saha çalışmaları yapılmamıştır. Halkımızın da bildiği üzere Van Edremit’te yapılan bisiklet kafenin Kıyı Kanununa aykırı bir şekilde yapıldığına dair yargı süreçleri devam etmekte olduğu gibi iptali yasal olarak mümkün olsa da son olarak yapılan düzenleme ile Bisiklet Kafe gibi yapılaşmaların daha da artmasına ve meşrulaşmasına zemin hazırlanmıştır. Van gölünün kesin korunacak hassas alanlar ya da nitelikli koruma alanları olarak koruma altına alınması gerekirken, yapılaşmaya yol açan düzenlemeye dair hatadan bir an önce vazgeçilmesi ve Van Gölünü koruyacak olan samimi yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini buradan ilgililer ve kamuoyuyla paylaşıyor; tüm duyarlı vatandaşlarımızı ve kurumlarımızı Van Gölüne sahip çıkmaya ve açılan davaya müdahil olmaya davet ediyoruz."

Admin

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER