İkizköy’de maden için minaresi yıkılan cami de yerle bir edildi

İkizköy'de kömür madeni ocağının genişletme çalışmaları için, mahkeme kararları beklenmeden başlatılan yıkımlarda, dün minaresi yıkılan köy camisi, bugün tamamen yerle bir edildi. KARDOK gönüllü avukatı Atal, 'Gözünü para hırsı bürümüş santralciler Allah, kitap, kutsal mabet, insan hayatı, doğal -ekolojik denge, arkeolojik eser tanımıyorlar' dedi.

İkizköy’de maden için minaresi yıkılan cami de yerle bir edildi

Muğla İkizköy’de kömür madeni için yapılan alan genişletmesi çalışmaları çerçevesinde yapılan yıkım sürüyor. Limak Enerji ve İçtaş ortaklığı olan Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ‘nin üstlendiği maden için dün 200 yıllık Işıkdere Köyü’nde çalışmalara başlanmış; köy camisinin minaresi yıkılmıştı. 

Bugün de caminin geri kalanı için yıkım işlemi başlatıldı.

Bölgede çalışmalar yürüten çevre örgüt KARDOK’un gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, cami yıkımıyla ilgili, “Gözünü para hırsı bürümüş termik santralciler bu uğurda Allah, kitap, cami, kutsal mabet, insan hayatı, doğal -ekolojik denge, arkeolojik eser tanımıyorlar” değerlendirmesi yaptı.

Şirketin açılmış davaları sonuçsuz bırakmak için işi “oldu bittiye getirmeye” çalıştığını kaydeden Atal şunları söyledi:

Daha önce Muğla İdare Mahkemesi’nde açtığımız; orman kesim izninin ve maden sahasının genişletilmesiyle ilgili iki davadan “yürütmeyi durdurma kararı” çıkması gören termikçiler,  17 Temmuz’da önce ormanı ormancılara kestirmeye çalışmıştı, ağustos ayında ise Denizli’den orman yangınları için gönüllü gelen köylüleri kandırarak Akbelen Ormanı’nda 100 ağacımızı kestirmişti.

Daha sonra hem maden genişlemesinin iptali ve hem de orman kesim iptali davalarımızdan yürütmeyi durdurma kararları çıktı. Muğla 2. İdare Mahkemesi’ne açtığımız üçüncü dava ise maden sahasında kalan ve üzerinde arkeolojik şehir kalıntısı bulunan İkizköy Işıkdere mahallesindeki 62-63-64 -673-674-675-676 ve 677 parsellerin Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu’nun amir hükümleri gereğince “Korunması gerekli kültür varlığı” olarak tescili amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhinde açmış olduğumuz davadır.  Bu dosyada “Kanunsuz ve hukuksuz yıkımın durdurulması için acele yürütmenin durdurulmasını” talep ettik. ”

Madenci şirketin minaresini yıktığı cami, düne kadar böyleydi. 

Açılan davaların sonuçları beklenmeden şirket tarafından girişilen yıkım faaliyetlerine tepki gösteren İsmail Hakkı Atal, Türkiye’nin Temmuz- Ağustos 2021’de yaşadığı orman yangını faciasının sebebinin, termik santrallerin yaktığı kömürle karbondioksit seviyesi artırılarak iklim değişikliğine neden olmasından kaynaklandığını vurguladı.

Atal, günümüzde atmosferde milyonda /250 olması gereken kömür sebepli karbondioksitin milyonda /420 birime çıktığını da hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Allah’ın yarattığı ve dengesini koyduğu atmosferdeki gazların dengesini bozan, Allah’ın yaratılışını bozan termik santralciler, İkizköy’de cami yıkarak şeytani yüzlerini somutlaştırmışlardır.”

Eski bir  Yahudi yerleşimi olan Işıkdere Köyü’nde devam eden arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait bir kilise, çok sayıda mezar ve yağhane gibi bazı buluntulara ulaşıldı. Bunların bir kısmının Ören‘deki açık hava müzesine taşındığı belirtiliyor.

Admin

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER