Kene ile mücadelede keklik fayda sağlamıyor

Kene ile mücadeleye yönelik çalışmalarıyla öne çıkan Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zati Vatansever, kekliklerin doğaya salınmasının sanıların aksine keneyle mücadelede etkili olmadığını belirtti.

Kene ile mücadelede keklik fayda sağlamıyor

Kene ile mücadeleye yönelik çalışmalarıyla öne çıkan Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zati Vatansever, kekliklerin doğaya salınmasının sanıların aksine keneyle mücadelede etkili olmadığını belirtti.

Vatansever, artan kene vakaları nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çiftçilere online eğitim verilmesi amacıyla oluşturulan Tarım Orman Akademisi'nde ders verdi. Vatansever, sunumunda daha çok kırsal alanlardaki tarla, meşelik ve meralarda rastlanan ve sadece kan emerek beslenen kenelerle mücadele konusundaki bilgilerini aktardı.

Kırım- Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan avcı karakterdeki kenelerin, bir taş ya da bitkinin dibinde saklanarak konak beklediğini aktaran Vatansever, "Bu keneler, titreşim, koku, vücut ısısı ya da yürüyüşünüzden gelişinizi hisseder ve sizi takip eder. 15-20 dakika takip etme kabiliyetleri vardır, çok hızlı hareket ederler." diye konuştu.

Vatansever, "Keneler tükürük vererek kan çeker, tükürük bezlerinde mikrop varsa bulaştırır. Sivrisinekler 20 saniye kan emerken, keneler günlerce kan emebilir. Kenenin doğal bir düşmanı yoktur. Kenenin var olması için insan ya da hayvan gibi kan emecek bir konak olmalı." ifadelerini kullandı.

"Eve gelince kene kontrolü yapın"

Kenelerin mümkün olduğunca erken çıkarılması gerektiğine dikkati çeken Vatansever, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üzerinizde durduğu sürece kene enfeksiyonu size vermeye devam eder. 6-12 saat içinde mikrobu vermeye başlar. Tarlaya ve bahçeye gidenler her akşam kıyafetlerini çıkararak kene kontrolü yapar ve bulunan kene zaman geçirilmeden çıkarılırsa enfeksiyonun bulaşması engellenmiş olur. Birkaç gün fark etmezseniz kenedeki mikrop size bulaşır."

Vatansever, kenedeki KKKA virüsünün hayvanlara bir şey yapmadığını ancak insanları hasta ettiğini söyledi.

Kenelerin iklim nedeniyle Türkiye'de yaygın olduğuna işaret eden Vatansever, "Türkiye'de pek çok kene türü var. Asıl yaygın olan ise KKKA hastalığını bulaştıran tür. Bu tür, daha çok yaban hayatın, sığırın olduğu ve parçalı arazi yapısındaki yerlerde yaygın. Bu keneler daha çok İç Anadolu'nun kuzeyi ve Karadeniz'in iç kesimlerinde görülüyor. Riskli bölgelerde bir kişinin üzerine saatte 20 kene gelebilir. Bu, endişe verici bir rakam." değerlendirmesinde bulundu.

"Sığırlar her sene ilaçlanmalı"

Hastalıklı kenenin yumurtlayarak hastalığı yavrularına da geçirdiğini anlatan Vatansever, "Yavru keneler genelde keklik, tavşan ve kirpi gibi küçük hayvanlara tutunur. Kene yavrusunu bu hayvanlar besler. Keneyle mücadele için 'doğaya keklik salalım' deniliyor ama bilinenin aksine keklikler kene yemez, tam aksine keneyi çoğaltır. Keneleri bir kanatlı, keklik ya da kuş yok edemez." dedi.

Vatansever, her yıl sığırların ilaçlanması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Sığırları meraya çıkarmaya başladığı gün itibarıyla ve 30 gün arayla 2-3 defa ilaçlarsak, takip eden senedeki kene sayısını azaltmış oluruz. Eğer ilaçlama eş zamanlı yapılmazsa başkasının hayvanından kene yine çoğalır. Çevre ilaçlamasının faydası yok, doğadaki canlılar ölür ama kene toprağa saklandığı için ona bir şey olmaz. Şehirlerde de kene ilaçlaması yapılmasının anlamı yok."

Evrim Hüsem

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER