“BOTAŞ SAROS'DAN ÇIKSIN!”

Keşan Kent Konseyi ve Saros Gönüllüleri, Saros’a yapılması planlanan FSRU projesinin imar planlarının, planlama hukukuna ve bilime aykırılığının bilirkişi raporunun kanıtlandığına dair basın açıklamasında bulundular.

“BOTAŞ SAROS'DAN ÇIKSIN!”

Keşan Kent Konseyi ve Saros Gönüllüleri, Saros’a yapılması planlanan FSRU projesinin imar planlarının, planlama hukukuna ve bilime aykırılığının bilirkişi raporunun kanıtlandığına dair basın açıklamasında bulundular.

Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasına Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz, Saros Gönüllüleri ve davanın avukatlığını üstlenen Avukat Bülent Kaçar katıldı.

KARAGÖZ: “BİLİMİN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKESİ ÇERÇEVESİNDE DERHAL DURDURMALI VE ARAZİLERİMİZİ ESKİ HALİNE GETİRMELİ”

Edirne İdare Mahkemesi’nde açtıkları iptal davasının, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının İmar Planları’nın planlama ilkelerine ve şehircilik esaslarına uygun olmadığının bilimsel olarak kanıtlandığını belirten Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz, konuşmasında şunlara yer verdi: “Saros körfezine, orman ve tarım alanlarımıza, bölge turizmine yıkım getiren BOTAŞ'ın dış ticaret projesi Saros FSRU Liman ve Boru Hattı projesinin Saros Körfezi Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesinde kurulması için T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının İmar Planlarının planlama ilkelerine ve şehircilik esaslarına uygun olmadığı Edirne İdare Mahkemesinde açtığımız iptal davasına sunulan 40 sayfalık bilirkişi heyet raporu ile bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

 Kültür ve Turizmi korumak ve geliştirmekle görevli davalı Bakanlığa ve Saros Gönüllerine mahkemece tebliğ edilen ortak bilirkişi raporuyla BOTAŞ'ın sadece dış ticaret için ısrar ettiği projenin körfezimize ve bölgemize zararları, bilime, planlama hukukuna ve ilkelerine aykırılıkları bilimsel olarak açıklanırken Saros Gönüllülerinin ve Keşan Kent Konseyinin bu planlara yaptıkları itirazların haklılığı ve bu projenin ne kadar yanlış olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

1.ÇED İptal davamızda verilen 2. bilirkişi raporuyla liman ve boru hattı projesinin İnşaat, Ziraat, Jeoloji ve Hidrojeoloji, Biyoloji ve Orman bilimlerine birçok yönden aykırı olduğunu geçtiğimiz günlerde açıklamıştık. Şimdi ise açtığımız hukuksuz imar planlarının iptali davasına sunulan bilirkişi raporu ile projenin dava konusu planlarının planlama ilkelerine ve şehircilik esaslarına uygun olmadığı yönünde bilirkişi heyeti ortak rapor vermiştir. Bilimsel Bilirkişi Raporu karşısında bir kamu kurumu olan BOTAŞ şirketi ve bu hukuksuz planları onaylayan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu planları iptal etmeli ve arazilerimizdeki ve denizimizdeki tüm inşaat ve hafriyat çalışmalarını hukukun ve bilimin üstünlüğü ilkesi çerçevesinde derhal durdurmalı ve arazilerimizi eski haline getirmeli, tüm arazi sahiplerinin zararlarını derhal gidermelidirler. Keşan Kent Konseyinin ve Saros Gönüllülerinin tüm uyarılarına rağmen 11 Kasım 2020 günü yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinin ardından acımasızca hafriyat ve inşaatlar yaparak topraklarımıza ve doğamıza büyük zararlar veren BOTAŞ şirketinin bilime aykırı, Saros FSRU Liman ve Boru Hattı projesinden acilen vazgeçmesi kamusal görevidir. Saros Körfezinin tüm kıyılarından binlerce Saros gönüllüsü, Keşan Kent Konseyinin rehberliğinde büyük bir dayanışma içinde tüm davalarını takip etmeye ve bilimsel kazanımları iptal kararlarıyla sonuçlandırma mücadelesine devam edecektir.”

“BAKANLIK VE BOTAŞ KAMU KURUMLARI OLARAK BİLİME VE HUKUKA AYKIRI UYGULAMADA ISRAR EDEMEZ”

BOTAŞ’ın Saros’dan çıkıncaya kadar mücadelelerine devam edeceklerini vurgulayan Hasan Karagöz, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bakanlık milyonlarca yurttaşın bu talana karşı sesini artık duymalı ve kamusal görevini yaparak bu projenin imar planlarını derhal iptal etmelidir. Bakanlık ve Botaş kamu kurumları olarak bilime ve hukuka aykırı uygulamada ısrar edemezler. Bilime ve hukuka aykırılığı üç ayrı bilirkişi kararı ve bir mahkeme iptal kararı ile kanıtlanmış Saros FSRU İskelesi ve Yardımcı Tesisleri Projesinden iktidar hemen vazgeçmek zorundadır. Hukuksuzlukta ısrar edilecekse Botaş Saros'dan çıkıncaya kadar toplumsal ve hukuksal mücadelemiz devam edecektir. Keşan Kent Konseyi ve Saros Gönüllüleri olarak,  Edirne İdare Mahkemesi'nin itirazlarımız ve bilirkişi raporundaki birçok bilime ve hukuka aykırılık nedeniyle Saros Körfezinde ve arazilerimizde daha fazla telafisi imkânsız zarar doğmaması için acilen imar planlarının yürütmelerinin durdurulmasına karar vereceğine inanıyoruz. BOTAŞ Saros'dan çıksın. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Saros turizmini ve Saros Körfezini koruma görevini yapsın.”

Hasan Karagöz’ün konuşmalarının ardından sözü davanın Avukatı Bülent Kaçar aldı.

KAÇAR: “PROJENİN HAFRİYAT İNŞAAT ÇALIŞMALARINI BİRAN ÖNCE YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINI TALEP EDİYORUZ”

Saros FSRU liman ve boru hattı projesinin imar planlarının hukuksuz ve bilime aykırı olduğunu bir kez daha vurgulayan Avukat Bülent Kaçar, yağılan basın açıklamasında:“On binlerce Saros gönüllüsünün ve tüm yurttaşlarımızın gözü bir kez daha aydın olsun. Trakya’mızın incisi Saroz Körfezimizin hukuksuz imar planlarıyla BOTAŞ şirketinin dış ticaret projesine kurban edilmesine bilim bir kez daha dur demiştir. Şirketin ÇED raporlarının ve bakanlık ÇED olumlu kararının hukuksuzluğu ve bilim aykırılığı daha önceki iki ayrı bilirkişi raporu ve bir mahkeme kararıyla ispatlanmışken, şimdi de Saros FSRU liman ve boru hattı projesinin imar planlarının hukuksuz ve bilime aykırı olduğu, Edirne İdare Mahkemesi’ne sunulan üçüncü bilirkişi raporu ile de kanıtlanmıştır. Botaş, 3 ayrı bilirkişi raporundaki bilimsel uyarılara ve bir gerekçeli mahkeme kararındaki ulusal uyarılara uymak yerine, müvekkillerimizin tarım arazilerinde ve ormanlarımızda ekolojik tahribata devam etmektedir. Talana ve ekolojik duruma karşı bölgemizde yaşamı savunmak üzere Saros Gönülleri olarak sadece özgücümüze, bilime ve hukuka güvendik. Doğaya ve turizme düşman bu projeyi bilimsel ve hukuksal, haksız haklılığımız ile mutlaka iptal ettireceğiz. Bilirkişi raporunda dava dilekçemizde bahsettiğimiz iddialar üzerine aynen şöyle denilmektedir.

Üst ölçekte Trakya ve Edirne bölge planlarında dava konusu alanın kara yönünde arazinin tarım arazisi niteliği gösterdiği bölgenin bakanlar kurulu kararına uygun olarak Saros Körfezi kültür ve geliştirme bölgesi olarak işaretlendiği, dolayısıyla dava konusu alandaki tarımsal ve çevresindeki orman varlığı göz önünde bulundurulduğunda alan temel olarak doğal nitelikleri korunması gereken bir alan olarak belirlenmiştir. Diğer yandan söz konusu her iki üst kademe planda dava konusu alanın deniz yönünde herhangi bir şekilde iskele ya da liman kullanımına yer verilmemiştir. Dolayısıyla liman özelliği gösteren bir tesisin gerçekleştirilebilmesi için üst ölçekli çevre düzeni planlarında liman simgesinin bulunması şarttır. Dava konusu planlar ile Saros FSRU iskelesi ve yardımcı tesisler, bölgede bağlantısız ve ilişiksiz bir şekilde tepeden inme bir karar ile bölgeye konumlanmış bir varlık haline gelmektedir. Ki bu durum plan değişikliğinde belirtilen kapsamlı ve geniş ölçekli tutuma uygun değildir.

 Birçok yönden 40 sayfalık rapor ile bilirkişi heyeti oy birliğiyle şu karara varmıştır; Dava konusu planlar üst kademe planların sunmuş olduğu çerçeve içinde benimsenen sürdürülebilirlik ilkesine koruma kullanma dengesinin sağlanması hedefine ve doğal alanların korunması gerekli kararı ile uyumluluk göstermektedir. Tespitlerimiz doğrultusunda bilirkişi kurulumuz, dava konusu planların planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına uygun olmadığı görüşüne ulaşmıştır demektedir. Biz bu çerçevede bilirkişi raporu ayrıntılı olarak bilimsel ve teknik değerlendirmeler kesin kanıtlar sunduğu için Edirne İdare Mahkemesi'nin acilen bu planların yürütmesinin ve projenin hafriyat inşaat çalışmalarını biran önce yürütmesinin durdurulmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Admin

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER