ÇEVRE HABER - Çevre Deniz ve Ülkemiz İçin

“İklim Krizine Karşı Hiçbir Ülkenin Bağışıklığı Yok”

ÇEVRE

BM Genel Sekreteri Guterres, “Ya toplu olarak harekete geçeceğiz ya da toplu olarak intihar edeceğiz. Bu bizim elimizde” dedi.

Son günlerde Avrupa’yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası ve orman yangınları sürüyor. Sıcaklıklar Portekiz’de 47 dereceyi bulurken, İspanya’da 40 dereceyi aştı. Fransa’da süren orman yangınlarıyla 1700 itfaiyeci mücadele ediyor.

Berlin’de başlayan ve iki gün sürecek Petersberg İklim Diyaloğu Konferansı’na katılan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Dünyanın yarısı sel, kuraklık, aşırı fırtınalar ve orman yangınlarının yaşanabileceği tehlike bölgelerinde bulunuyor. Hiçbir ülkenin bağışıklığı yok ama buna rağmen fosil yakıt bağımlılığımızı desteklemeye devam ediyoruz” dedi.

İngiliz Guardian gazetesinin haberine göre konferansa katılan 40’dan fazla çevre ve iklim değişikliği bakanına hitap eden Guterres, “Ya toplu olarak harekete geçeceğiz ya da toplu olarak intihar edeceğiz. Bu bizim elimizde” diye konuştu.

BM Genel Sekreteri konuşmasında, aralarında Dünya Bankası’nın da bulunduğu, yoksul ülkelere yardım amacıyla, zengin ülkelerin vergi mükelleflerinin fonladığı “çok taraflı kalkınma bankalarına” sert eleştiriler yöneltti.

Guterres, bankaların organizasyonunun iklim kriziyle başa çıkmak için gereken fonları sağlamak anlamında yetersiz olduğunu belirtti. Guterres “Çok taraflı kalkınma bankalarının hissedarları olarak kalkınmış ülkelerin, derhal yenilenebilir enerji ve yenilenibilir enerji miktarını artırmak için yapılan yatırımlardan sonuç talep etmesi gerek. Bu bankaların amaca uygun olmalarını talep etmeleri gerek. Eskimiş iş yapma şablonlarını ve politikalarını değiştirip, daha çok risk almalarını talep etmeleri lazım. Kalkınmakta olan ülkelere, ortaklarına güvenebileceklerini gösterelim” dedi.

Petersberg İklim Diyaloğu Konferansı, geçen yıl İskoçya’nın Glasgow kentinde gerçekleştirilen ve iklim değişikliğine karşı alınacak önlemlerin kararlaştırıldığı COP26’nın ardından ve Kasım’da Mısır’da yapılacak COP27 İklim Zirvesi’ne hazırlık olarak gerçekleştiriliyor.

İki günlük konferans için Berlin’de buluşan bakanlar, aşırı hava olaylarını, yükselen gıda ve yakıt fiyatlarını ele alacak. Alman hükümeti tarafından 13 yıldır yapılan konferans, COP27 öncesinde, başlıca ülkelerin bir uzlaşmaya varabilmesi için son fırsatlardan biri.

COP27’de uzlaşma şansı, Covid-19 salgınından çıkış ve Ukrayna’nın işgaliyle gıda ve yakıt fiyatlarının hükümetleri enflasyon tehdidi ve geçim kriziyle karşı karşıya bıraktığı son aylarda çok azaldı.

COP26 İklim Değişikliği Konferansı’nda dünya liderleri küresel ortalama sıcaklığı sanayi devrimi öncesine kıyasla 1,5 derecede tutma konusunda uzlaşmıştı. Ancak uzmanlar bu hedefe yönelik verilen taahhütlerin hâlâ yetersiz olduğunu söylüyor.

Tüm katılımcı ülkelerin bu yıl sera gazı salımlarını azaltmak ve “net sıfır emisyona” yönelik yol haritalarını çizecek planlarını açıklaması bekleniyordu.

Ancak Guardian’a konuşan Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, “Bu yönde ülkelerden herhangi yeni bir plan göremiyoruz” dedi.

Timmermans, AB’nin iklim değişikliğiyle mücadeleden sorumlu en üst düzey yetkilisi.

Uzmanlar Kasım’da COP27’ye ev sahipliği yapacak Mısır’ın kendi planlarının da yetersiz olduğunu söylüyor.

Son aylarda dünyanın birçok bölgesinde hava sıcaklıkları rekor kırıyor.

Mart’ta Hindistan’da 122 yıllık hava sıcaklığı rekoru kırıldı. Aynı dönemde Antarktika bölgesindeki sıcaklık normalin 40 derece üstünde kaydedilirken Kuzey Kutbu’nda sıcaklık da ortalamanın 30 derece üstüne çıktı.

İngiltere de bugün sıcaklığın gün içinde 41 dereceyi bulması bekleniyor.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.